Muhasebe, “mali karaktere sahip olayları para birimiyle ifade ederek sınıflayan, tarih sırası ile kaydeden, raporlayan ve raporları yorumlayan bir mali sanattır.” Bu tanıma göre, muhasebenin yerine getirdiği raporlama işlevi finansal tablo kavramını doğurmaktadır.

İşletmede meydana gelen olayları belirli dönem aralıklarıyla işletme sahiplerine, kredi verenlere ve diğer ilgililere aktarmak muhasebenin en önemli görevlerindendir. İşletmenin mali durumu ile yakından ilgilenen bu gruplar genellikle işletmenin mali yapısını, karlılığını ve kullandığı fonların kaynaklarını bilmek ister.

Bu gereksinimler aşağıda sıralanan finansal tablolar ile yerine getirilir.

•Bilanço,

•Gelir Tablosu,

•Satışların Maliyeti Tablosu,

•Fon Akım Tablosu,

•Nakit Akım Tablosu,

•Öz Kaynaklar Değişim Tablosu,

•Kar Dağıtım Tablosu,

Finansal tablolar; muhasebe sistemi içinde kaydedilen ve toplanan bilgilerin, belirli zaman aralıklarıyla bu bilgileri kullanacak olanlara iletilmesini sağlayan araçlardır.

Finansal tabloların amacı;

1- Yatırımcılar, kredi verenler ve diğer ilgililer için karar almada yararlı bilgiler sağlamak,

2- Gelecekteki nakit akımlarını değerlendirmede yararlı bilgiler sağlamak,

3- Varlıklar, kaynaklar ve bunlardaki değişiklikler ile işletme faaliyet sonuçları hakkında bilgi sağlamak.

Finansal tabloların kullanıcılarına sunduğu bilgiler;

•Ekonomik kararların alınmasını sağlayacak bilgiler,

•İşletmenin kazanma gücünü öngörmek, karşılaştırmak ve değerlendirmek için gerekli bilgiler,

•İşletmenin hedeflerine ulaşmada ve kaynaklarının etkin kullanılmasında yöneticilerin başarısını ölçmek için gerekli bilgiler,

•İşletmenin parasal olanaklarındaki artış (azalış) ve yeterli kar dağıtımı yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgiler,

•Devlet payı olan vergi tutarının belirlenmesini sağlamak üzere gerekli bilgiler,

•Makroekonomik kararlara yardımcı olarak istatistiksel bilgiler,

•İşletmenin denetlenmesine olanak verecek bilgiler,

•Halka açılmalarda potansiyel yatırımcılara sunulacak bilgiler,

•İşletme yönetiminin ileriye dönük kararlar almasına olanak verecek bilgiler.

Finansal tablo kullanıcıları;

•Yöneticiler,

•Yatırımcılar,

•Kredi kurumları,

•İşçi ve İşçi Kuruluşları,

•Devlet,

•Mali analistler.

BİLANÇO

Bilanço işletmenin belli bir tarihteki mali durumunu yani varlık ve kaynak durumunu gösteren tablodur. Bilanço özellikleri ve içeriği;

1- Bilanço, aktif ve pasif olarak iki bölümden oluşur. Aktifte işletmenin sahip olduğu ekonomik değerler (varlıklar), pasifte ise kaynaklar (borç ve sermaye) yer alır.

2- Bilanço aktif toplamı ile pasif toplamı birbirine eşittir.  Varlıklar = Kaynaklar ya da Varlıklar = Borç + Öz kaynak

3- Bilançoda varlıklar likiditeye (paraya dönüşüm hızına) göre kaynaklar ise vade yapılarına göre sıralanır.

4- Bilançoda aktif ve pasif kalemler brüt tutarları ile kaydedilir.

5- Aktifte aktif düzenleyici hesaplar, pasifte ise pasif düzenleyici hesaplar indirim kalemleri olarak yer alırlar. Düzenleyici hesapların kullanımı ile aktif ve pasif net değerleri ile gösterilmiş olur.

6- Aktifte Dönen Varlıklar ile Duran Varlıklar yer alır.

7- Pasif; Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar (KVYK), Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar (UVYK) ve Öz Kaynaklardan oluşur.

GELİR TABLOSU

İşletmenin bir faaliyet dönemindeki faaliyetlerinin sonucunu kar veya zarar olarak gösteren tablodur.

1- Brüt Satış Karı: İşletmenin ana faaliyeti konusundaki mal ve hizmet satışlarından elde edilen kardır.

2- Satış İndirimleri: Net satış gelirlerini bulabilmek için brüt satışlarından indirilmesi gereken, satış iadeleri ve satış iskontolarını kapsar.

3- Satışların Maliyeti: İşletmenin dönem içindeki satışlarının maliyetidir.

4- Faaliyet Giderleri: İşletmenin ana faaliyetleri ile ilgili olan ve üretim maliyetlerine yüklenmeyen AR-GE, Pazarlama Satış ve Dağıtım ve Genel Yönetim Giderlerinin oluşturduğu gider grubudur.

5- Diğer Faaliyetlerden Olağan Gelir ve Karlar: İşletmenin esas faaliyetleri dışındaki iştiraklerden, bağlı ortaklıklardan elde ettiği kar payı (temettü) gelirleri ile faiz, kira geliri, kambiyo karı, menkul kıymetlerin satış karları gibi gelir ve karlardan oluşur.

6- Diğer Faaliyetlerden Olağan Gider ve Zararlar: İşletmenin esas faaliyeti dışındaki olağan faaliyetlerle ilgili gider ve zararlardan oluşur. Menkul Kıymet Satış Zararları, Kambiyo Zararları, Karşılık Giderleri gibi…

7- Finansman Giderleri: İşletmenin borçlarından dolayı katlandığı ve varlık maliyetlerine eklenmemiş bulunan faiz, kur farkları, kredi komisyonları ve benzeri giderlerden oluşur.

8- Olağandışı Gelir ve Karlar: İşletmenin olağan faaliyetlerinden bağımsız olan arızi nitelik taşıyan duran varlık satışından sağlanan karlar ile olağandışı olay ve gelişmeler sonucunda ortaya çıkan gelir ve karlardır.

9- Olağandışı Gider ve Zararlar: İşletmenin olağan faaliyetlerinden bağımsız, sık ve düzenli olarak ortaya çıkmayan gider ve zararlardır.

FON AKIM TABLOSU

Bir dönem içinde işletmenin sağlamış olduğu tüm mali kaynakları ve bunların kullanım yerlerini göstererek bilanço ve gelir tablosunda görülmeyen fon akımını ortaya koymak amacıyla düzenlenen finansal tablodur.

Fon akım tablosu bilanço ve gelir tablosu ile birlikte ilgililere sunulur. Böylece, işletmenin mali gücü ve bu mali gücün nasıl kullanıldığı, gelecekteki fon gereksiniminin ne olduğu gibi konularda bilgi verir. Tablonun en basit haliyle düzenlenmesi; bir döneme ait dönem başı ve dönem sonu bilançolarının karşılaştırılması ile olur.

Fon Kaynakları

1- Pasif kaynaklarındaki artışlar

- Kısa vadeli borçlarda artış

- Uzun vadeli borçlarda artış

- Öz kaynaklarda artış

2- Aktif kalemlerdeki azalış

- Dönen varlıklarda azalış

- Duran varlıklarda azalış

Fon Kullanımları

1- Pasif kaynaklarındaki azalışlar

- Kısa vadeli borçlarda azalış

- Uzun vadeli borçlarda azalış

- Öz kaynaklarda azalış

2- Aktif kalemlerdeki artış

- Dönen varlıklarda artış

- Duran varlıklarda artış

NAKİT AKIM TABLOSU

Nakit Akım Tablosu, bir işletmede belli bir dönemde nakit hare­ketlerini açıklayan bir tablodur. Bu tablo, belli bir dönemde hangi kaynaklardan ne kadar nakit sağlandığını ve nerelere ne kadar nakit harcandığını gösterir. Nakit akım tabloları işletmenin nakit yönetimini ve politikasını ifade eder.

Nakit akım tablolarında sadece nakit giriş ve çıkışlar yer alır. Do­layısıyla Fon Akım Tablosundan daha dar kapsamlı bir tablodur. Na­kit giriş ve çıkışına sebep olmayan gider ve gelirler veya iktisadi olaylar bu tabloda yer almazlar.

İşletmenin dönem başındaki kasa mevcudu ve banka hesapların­da bulunan mevduat dönem başı nakit mevcudu olarak tabloya ak­tarılır. Dönem başı nakit mevcutlarına dönem içi nakit girişleri ilave edilip dönem içi nakit çıkışları düşüldükten sonra kalan tutar dö­nem sonu nakit mevcudunu oluşturur. Bu tutarın dönem sonundaki işletmenin kasa ve banka mevcutları tutarını sağlaması gerekir.

Bir önceki dönemin dönem sonu nakit mevcudu bir sonraki dö­nemin dönem başı nakit mevcududur. Aynı dönemin dönem sonu na­kit mevcudu ile dönem başı nakit mevcudu arasındaki olumlu veya olumsuz fark nakit artış veya azalışını ifade eder.

Nakit Akım Tablosu, hangi dönem için düzenleniyorsa o dö­neme ait gelir tablosundan, o dönem ve bir önceki dönem karşılaştırmalı bilanço kalemlerindeki artış ve azalıştan, bir önceki dönem karından dağıtılan kar payları ve ödenen vergilerden faydala­nılarak düzenlenir.

1. FİNANSAL TABLOLAR ANALİZİ TÜRLERİ

1- Analiz Kapsamına Göre:

a) Statik Analiz: Finansal tablolar analizinde bir yıla ait olan veriler üzerinden yapılan analizdir.

b) Dinamik Analiz: İşletmenin birden fazla döneme ait mali tabloları üzerinden yürütülen analizdir.

2- Analiz Amacına Göre:

a) Yönetim Analizi: İşletme yönetimi tarafından işletmenin başarı düzeyinin, performansının, verimliliğinin ölçülmesi, planlamaya ve kontrole veri sağlamak üzere yapılan analizlerdir.

b) Kredi Analizleri: İşletme içinden ya da dışından kişilerce işletmenin borç ödeme gücünü belirlemek için yapılan analizlerdir.

c) Yatırım Analizleri: İşletme sahip ve ortakları ile işletmeye ortak olmak isteyen yatırımcılar tarafından yaptırılan ve daha ziyade firmanın karlılığı, mevcut karlılığının devamlılığı, temettü miktarı gibi konuları içine alan analizdir.

3- İç Analiz- Dış Analiz:

Finansal tablo analizleri işletme içinden yapılıyorsa iç analiz, işletme dışından yapılıyorsa dış analiz olarak nitelendirilir.

2. FİNANSAL TABLOLARIN ANALİZ TEKNİKLERİ

•Karşılaştırmalı Tablolar Analizi (Yatay Analiz),

•Yüzde Yöntemiyle Analiz (Dikey Analiz),

•Eğilim Yüzdeleri ile Analiz (Trend Analizi),

•Oran Yöntemi ile Analiz (Rasyolar).

1- KARŞILAŞTIRMALI TABLOLAR ANALİZİ

Bir işletmenin iki ya da daha fazla döneme ait finansal tablolar, birbirini izleyen dönemlerde karşılaştırılmalı olarak analiz edilmek istendiğinde karşılaştırmalı tablolar analizinden yararlanılır.

Bir işletmenin birden fazla dönemlerine ait tablolar karşılaştırılmalı olarak düzenlenir. Bu tablolar en az iki dönem olmak üzere, iki dönemden daha fazla dönemler içinde düzenlenebilir.

Bu tür tablolardan işletmenin geçmiş yıllarına ait finansal durumunu görmek mümkün olurken işletmenin mevcut finansal durumun ile ilgili bilgiye de sahip olmak mümkündür. Bu tabloların analizi sonucunda da gelecek yıllara ait finansal durum hakkında fikir sahibi olmakta mümkündür.

Finansal tablo analizi ikiden daha fazla yıllar için yapılırsa ya başlangıç yılı baz yıl olarak alınır ya da her bir yıl öncesindeki yıl baz yıl olarak dikkate alınır.

Kalemler arsındaki farklar ve değişim yüzdeleri belirlendikten sonra, bu değişimlere sebep olabilecek nedenler aranır. Aktif kalemdeki bir artış aktifteki bir azalıştan mı yoksa pasifteki bir artıştan dolayı meydana gelmiş olabilir ya da bunun tam tersi olabilir. Kalemlerdeki değişimler hesaplandıktan sonra kalemlerdeki değişimlerin olumlu ya da olumsuz olarak yorumlanması gerekir.

2- YÜZDE YÖNTEMİYLE ANALİZ (DİKEY ANALİZ)

Bu yöntemle işletmenin bilanço ve gelir tablosu yüzde değerleri ile ifade edilir. Yüzde yöntemiyle tek bir yılın finansal tabloları kullanılabileceği gibi birden fazla yılın tabloları kullanılarak her bir yılın yüzdeleri karşılaştırılabilir.

Bu yöntemde işletmenin bilançosundaki toplam varlıklar %100 olarak kabul edilir. Her bir varlık kalemi toplam varlıkların yüzdesi olarak ifade edilir. Aynı şekilde toplam kaynaklarda %100 olarak kabul edilir ve borçların ve öz kaynakların toplam kaynaklardaki payı belirlenir.

İşletmenin gelir tablosunda ise net satışlar en önemli kalemdir çünkü işletmelerin esas gelir getirici faaliyetleri satış işlemleridir. Bu nedenle net satışlar %100 kabul edilir diğer gelir tablosu kalemleri buna göre belirlenir.

3- EĞİLİM YÜZDELERİ İLE ANALİZ (TREND ANALİZİ)

Bu yöntemde finansal tablolarda incelenecek dönemlere ait bir yıl esas alınır. Bu yıla ait tutarlar 100 kabul edilerek, diğer dönemlere ait değerler esas alınan yılın aynı değerleri ile karşılaştırılarak yüzde yöntemine göre oranlanır. Bu şekilde finansal tablolarda yer alan kalemlerin dönemlere arasında göstermiş olduğu artış veya azalışlar tespit edilerek, bu değişimlerin önemleri ortaya konmaya çalışılır.

4- ORAN YÖNTEMİ İLE ANALİZ (RASYOLAR)

Finansal tablolar analizinde kullanılan en yaygın yöntemlerden birisi de oran yöntemi ile analiz tekniğidir.

•Bu analiz tekniğinde finansal tablolar arasındaki anlamlı ilişkiler, birbirinin yüzdesi veya birkaç katı olarak belirtilir.

•Rasyo yöntemi ile analiz, hesap veya hesap grupları arasında matematiksel ilişkiler kurulmak suretiyle, işletmenin ekonomik ve mali yapısı ile karlılık, çalışma durumu hakkında bir yargıya ulaşmaya çalışmaktır.

•Rasyo yöntemi ile analiz tekniği iki kalem arasındaki ilişkinin basit matematiksel ifadesidir,

•Rasyoların (oranların) hesaplanması tek başına bir amaç değildir. Önemli olan hesaplanan bu matematiksel ifadelerin işletmenin amaçları ile bütünleştirerek değerlendirilmesi ve yorumlanmasıdır.

•Hesaplanan bu oranların işletmenin amacına yönelik yorumlanmasında işletmenin geçmiş yıllarda hesaplanan oranlarla, genel kabul görmüş ölçülerle ya da işletmenin bulunduğu endüstri kolu için geliştirilen oranlarla mukayese edilmesi ve buna göre yorumlanması önem arz eder.

ORANLARIN SINIFLANDIRILMASI

Dersimiz boyunca oranlar işletme faaliyetlerinin değerlendirilmesindeki kullanış biçimlerine göre sınıflandırılacaktır. Bunlar;

•Likidite Oranları

•Mali Oranlar

•Faaliyet Oranları

•Karlılık Oranları

LİKİDİTE ORANLARI

İşletmenin cari durumunu diğer bir deyişle likidite durumunun analizinde likidite oranlarından yararlanılır.

•Likidite oranları işletmenin parasal durumunu göstererek vadesi gelen borçların, ödenme olanaklarını saptamaya yardım eder.

•Diğer bir ifade ile bu oranlar işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeyebilme yeteneğinin ölçülmesinde ve çalışma sermayesinin yeterli olup olmadığının belirlenmesinde kullanılır.

•Ödeme gücünün saptanmasında, işletmenin dönen varlıkları ile kısa vadeli borçlar arasındaki ilişkileri analiz eder.

İşletme ilgilileri, özellikle işletmeden alacakları olanlar, yöneticiler, firmalara kısa vadeli borç verecek olan bankalar, likidite oranları ile işletmenin kısa vadeli borçlarını, vadesi geldiğinde dönen varlıkları ile derhal ödeyebilecek durumda mıdırlar? Sorusunu cevaplamaya çalışmaktadırlar.

Likidite Oranları kendi içinde üçe bölümlenir: Cari Oran, Asit-test Oranı, Nakit Oranı. Ayrıca likidite durumunun analizinde bu oranlar dışında destekleyici oranlarda hesaplanabilir (Alacak devir hızı oranı, Stok devir hızı oranı… gibi)

Cari Oran

Dönen Varlıklar ile kısa vadeli yabancı kaynaklar arasındaki ilişkiyi gösteren bir orandır.

•Cari oran işletmenin genel likidite durumunu ortaya koyarak işletmenin net çalışma sermayesinin yeterli olup olmadığını ortaya koyar. Bu nedenle orana çalışma sermayesi oranı da denilmektedir.

•Oranın payında bulunan dönen varlıklar toplamı, şüpheli alacaklar karşılığı, stok değer düşüş karşılığı gibi aktif düzenleyici hesapların toplamdan düşüldükten sonraki tutarı yansıtır.

•Dönen varlıkların toplamının kısa vadeli yabancı kaynaklardan yüksek olması istenir. Bu nedenle oranın mutlak olarak 1’den büyük olması gereklidir. Cari oranın 1’den büyük olması işletmenin ödeme gücünün emniyet marjı olarak görülmektedir. Genel kural olarak ise oranın 2 olması yeterli kabul edilir.

Cari oranın oranının küçük olması durumunda hemen likidite durumunun kötü olduğu yorumu yapılmadan önce stok devir ve alacak devir hızlarına da bakmak gerekir. Stok devir hızı ve alacak devir hızı yüksek olan işletmeler kısa vadeli yabancı kaynakların ödenmesinde zorluk çekmeyebilir.

Asit- Test Oranı

Asit-test oranı cari oranı tamamlayan bir likidite oranıdır. İşletmenin her 1 TL için ne kadar süratle paraya çevrilebilen likit dönen varlığı olduğunu gösterir.

Eğer işletmenin gelecek dönemlere ilişkin gelirleri olursa bu durumda asit-test oranı nasıl hesaplanacaktır?

Asit-test oranının 1 olması yeterli sayılmaktadır. Oranın bir olması işletmenin kısa vadeli yabancı kaynaklarının tamamını nakit ve hızlıca paraya çevrilebilen değerlerle karşılanabileceğini gösterir.

Asit-test oranının 1 den küçük olması durumunda hemen likidite durumunun kötü olduğu yorumu yapılmadan önce stok devir ve alacak devir hızlarına da bakmak gerekir. Stok devir hızı ve alacak devir hızı yüksek olan işletmeler kısa vadeli yabancı kaynakların ödenmesinde zorluk çekmeyebilir.

Nakit Oranı

Bu oran para ve benzeri değerlerin kısa vadeli yabancı kaynaklara oranıdır. İşletmenin elindeki mevcut hazır değerler ile kısa vadeli borçların ne ölçüde karşılandığını gösterir.

•Nakit oranı, faaliyetlerden sağlanan fon girişlerinin durması ve alacakların tahsil edilememesi durumunda işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücünü yansıtmaktadır.

Nakit Oranının 0.20’nin altına düşmemesi genel bir kural olarak istenir. Bu oranın 0.20’nin altında olması durumunda para bulma şansı oldukça azdır. Öte yandan oranın çok yüksek olması da arzulanmaz çünkü nakit fazlasının iyi kullanılamadığı ve hareketsiz bırakıldığı anlamını taşır. Bu durum işletmenin para kazanma durumunu azaltarak gelir düşüklüğüne neden olur.

FAALİYET ORANLARI

Faaliyet oranları işletmenin faaliyetlerinde kullanılan varlıkların etkili biçimde kullanılıp kullanılmadığı hakkında bilgi veren oranlardır.

Stok Devir Hızı

Stok devir hızı belirli bir dönem içinde stokların kaç defa yenilendiğini gösterir.

S.D.H = (Satışların Maliyeti)/Ortalama Stok

Alacak Devir Hızı

Alacak devir hızı oranı belirli bir dönemdeki kredi satışlar tutarının, hesap dönemi sonundaki ticari alacaklar tutarına veya ortalama ticari alacaklar miktarına bölünmesi ile elde edilen orandır. Alacak devir hızı oranı alacakların tahsil yeteneğini gösteren orandır. Ticari alacakların kalitesi ve likiditesi hakkında bir bilgiye ulaşmak için kullanılan önemli bir orandır.

ADH = (Kredili Net Satış Tutarı)/Ortalama Ticari Alacaklar

Kredili satışların net bilinmemesi durumunda net satışlar tutarı da esas alınabilir. Alacak devir hızı işletmenin likidite durumunun ölçülmesinde yararlanılan tamamlayıcı oranlardan birisidir.

Alacak devir hızının artışı işletmenin lehine yorumlanan bir durum olup çalışma sermayesinin alacaklara nispeten az bağlandığını gösterir. Bunun tersi ise çalışma sermayesinin büyük bir kısmının alacaklara bağlandığını gösterir.

Alacakların Ortalama Tahsilat süresi Oranı

Alacakların Ortalama Tahsilat Süresi = 360/Alacak Devir Hızı olarak hesaplanabilir.

Net İşletme Sermayesi Devir Hızı

Net çalışma sermayesinin yeterli olup olmadığı hakkında bilgi verir.

Net çalışma sermayesi devir hızının düşük olması, işletmenin aşırı net çalışma sermayesine sahip olduğunu, stok ve alacak devir hızının yavaş olduğunu, işletmenin gereksiniminden fazla olduğunun göstergesidir. Net çalışma sermayesi devir hızının yüksek olması, işletme net çalışma sermayesinin verimliliğinin yüksek olduğunu ifade eder. Ancak verimlilik ile karlılık bir arada olduğu sürece anlam taşır. Bu nedenle karlılık ve verimlilik birlikte incelenmelidir.

NÇSDH=(Net Satışlar)/(Ortalama Net Çalışma Sermayesi)

Net çalışma sermayesi devir hızı ile ilgili belli bir ölçü yoktur. Endüstri kollarına göre farklılık gösterir.

Dönen Varlıklar Devir Hızı

Dönen Varlık Devir Hızı = (Net Satışlar/Ort. Dönen Varlıklar)

Oranın yüksek olması dönen varlıkların verimliliğinin yüksek olduğunu gösterir. Düşük olması ise  işletmede dönen varlıklarda bir aşırılık, stok ve alacak devir hızının düşük olduğunu gösterir. Bu oran için belli bir ölçü yoktur. İşletmeden işletmeye farklılık gösterir.

Duran Varlıklar Devir Hızı

Duran Varlık Devir Hızı = (Net Satışlar/Ort. Duran Varlıklar)

Oranın düşük olması duran varlıkların yeteri kadar verimli kullanılmadığını ve duran varlıklardan istenilen gelirin elde edilemediğini gösterir. Oranın yüksek olması ise işletmenin duran varlıklardan verimli olarak fayda sağladığını gösterir. Çok yüksek çıkması ise işletmenin duran varlıklardan kapasitelerinin üzerinde yararlandığını gösterir.

Bu oranla ilgili belirli bir kabul olmamakla beraber büyük sanayi kuruluşlarında oranın 2 olması uygun görülmektedir.

Aktif Devir Hızı

İşletmenin sahip olduğu tüm varlıkların verimliliğini ölçmede kullanılan bir orandır.

Aktif Devir Hızı = Net Satışlar/Ort. Toplam Aktif

Oranın düşük olması işletmenin tam kapasite ile çalışmadığını gösterir.

Öz sermaye Devir Hızı

Öz sermaye devir hızı, öz sermayenin (öz kaynağın) ne ölçüde verimli kullanıldığını gösteren bir ölçüdür.

Öz sermaye Devir Hızı = (Net Satışlar)/Öz sermaye

Oranın paydasında bulunan öz sermaye tutarı dönem sonu tutarı olabileceği gibi dönemin ortalama öz sermaye tutarı da olabilir.

Oranın yüksek olması işletmenin öz sermayesini verimli olarak kullandığını gösterir. Ancak oranın çok yüksek olması işletmenin öz sermayesinin yeterli olmadığını ve daha çok yabancı kaynak kullandığının göstergesidir.

Bu oran için kabul edilmiş standart bir ölçü yoktur. İşletmenin öz sermaye oranının yeterli olup olmadığını ölçmek için aynı iş kolundaki diğer işletmelerin ve işletmenin kendisinin önceki yıllardaki oranları ile karşılaştırılması gerekir.

MALİ YAPI ORANLARI

Finansal Kaldıraç Oranı

FKO = (Toplam Yabancı Kaynaklar)/Aktif(Pasif) Toplamı

Varlıkların yüzde kaçının borçlarla finanse edildiğini gösteren oran olarak yorumlanabilirken aynı zamanda kaynak toplamı içerisinde yabancı kaynakların payını gösteren bir orandır. İşletmeler genellikle kaldıraç etkisinden yararlanarak firma değerlerini artırmaya çalışırlar. Firma değerinin maksimum olduğu borç seviyesine optimal borç seviyesi denir. Optimal borç seviyesinden sonra borçlanmaya devam etmek işletmenin karlılığını etkiler ve iflasa doğru işletmeyi sürükleyebilir.

Oranın 0,50 olması kabul edilebilir bu oranın Türkiye gibi sermayesi yetersiz olan ülkelerde 0,60 kabul edilebilir. Ancak bu düzeyden sonra borç yükünü artırmak işletme riskini artırarak işletmenin Finansal sıkıntı içine girmesine neden olabilir.

Finansman Oranı

FO = (Öz kaynaklar)/(Toplam Yabancı Kaynaklar)

Oranın 1 olması istenir. Oranın birden yüksek olması işletmeyi borç baskısından kurtarır işletmenin rahatlamasına neden olur. Oranın yüksek olması işletme varlıklarının büyük bir kısmının işletme sahiplerince finanse edildiğini gösterir. Ancak finansal yöneticiler işletmenin değerini maksimum yapan oran üzerinde durmalılardır.

Duran Varlıklar/Öz kaynaklar Oranı

Oran, duran varlıkların yüzde kaçının öz kaynaklar ile finanse edildiğini gösterir. Oranının genelde 1’den küçük olması istenir. Oranın 1’den büyük olması duran varlıkların finansmanında öz kaynakların yetersiz kaldığı ve yabancı kaynakların kullanıldığı anlamını taşır.

Aynı şekilde Duran Varlıklar/Devamlı Sermaye oranı da işletmenin duran varlıklarının yüzde kaçının devamlı sermaye ile finanse edildiğini gösterir. Duran varlıklar/Öz kaynaklar oranı 1’den büyük ise Duran Varlıklar/Devamlı Sermaye oranının 1 eşit olup olmadığına bakılmalıdır. Bu oranın 1’e yakın veya eşit olması durumunda duran varlıkların devamlı sermaye ile finanse edildiğini ve bu oranın kabul edilebilir bir oran olduğu düşünülür. Bu oranın birden yüksek çıkması ise devamlı sermayenin duran varlıkları finanse etmek için yetersiz kaldığı ve kısa vadeli yabancı kaynakların bir kısmı ile finanse edildiği yorumlanır. Bu işletmelerce pek istenmeyen bir durumdur.

KARLILIK ORANLARI

İşletmenin emrine verilmiş olan öz ve yabancı kaynakların verim derecesinin ölçülmesinde kullanılan oranlar bu grupta toplanmaktadır. İşletmeler bir bütün olarak tüm faaliyetlerinde karlı çalışıp çalışmadığının belirlenmesinde bu oranlar kullanılır. Karlılık oranları ile işletmenin geçmişteki kazanç gücü ve faaliyetlerinin etkinlik derecesi değerlendirilir.

1- Gayri Safi Rantabilite = Brüt Satış Karı/Net Satışlar

Satılan malların satış fiyatı ile maliyeti arasındaki farkı yansıtan brüt satış karının net satışlardaki yerinin önemlilik derecesini yansıtır. Net satışların yüzde kaçının brüt satış karı olduğunu gösterir. Bu oranın yeterli olup olmadığı işletmenin geçmiş yıllardaki durumuna ve endüstri ortalamalarına göre belirlenebilir.

2- İş Hacmi Rantabilite = Faaliyet Karı/Net Satışlar

İşletmenin esas faaliyetlerinden ne ölçüde karlı olduğunun göstergesi olarak kullanılır. Oranın yüksek olması işletmenin lehine kullanılır. Bu oranın yeterli olup olmadığı işletmenin geçmiş yıllardaki durumuna ve endüstri ortalamalarına göre belirlenebilir.

3- Net Rantabilite = Net Kar/Net Satışlar

İşletme faaliyetlerinin net karlılığını gösterir. Oran net karın net satışlar içindeki yüzdesini göstermektedir.

4- Mali Rantabilite =Net Kar/Öz kaynaklar

İşletme sahip ve sahipleri tarafından sağlanan kaynağın bir birimine düşen kar payını göstermektedir. Bu oranın yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi alternatif yatırımların karlılıkları da göz önünde bulundurularak yapılır. Örneğin bu oran %10 olarak hesaplandıysa ve alternatif olarak devlet tahvillerinden %25 bir getiri elde edilebiliyorsa öz sermayeden elde edilen getiri oranının yeterli olmadığı yorumu yapılır.